Ateşkes hükümlerinin devamlı çiğnenmesi, ülkenin çeşitli yerlerinin türlü bahanelerle işgal edilmesi, Batı Anadolu’nun Yunanistan’a verileceği hakkında çıkan söylentiler ve şüpheli davranışlar, Kuzey Anadolu’da Sinop’tan Batum’a uzanacak bir Rum – Pontus Devleti, Doğu Anadolu’da hudutları mümkün olduğu kadar geniş bir Ermenistan, Güneydoğu Anadolu’da bir Kürdistan kurulması faaliyetleri; özellikle tehlike altında bulunan illerde halkın uyanmasına ve özgür yaşama hakkını korumak maksadıyla yer yer Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri oluşmasına yol açmıştır. Bu derneklerden önemlileri aşağıda gösterilmiştir:
Bu derneklerden ilki kurulması 2 Kasım 1918’de İstanbul’da kararlaştırılan, 30 Kasım 1918’de Edirne’de resmileşen Trakya ve Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesidir. Amaç Trakya’nın siyasî birliğini sağlamak ve Doğu Trakya’nın işgalini önlemektir57.
Tehdit altında bulunan İzmir’de de 1 Aralık 1918’de İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti oluşmuştu. Cemiyetin amacı bölgenin Türklüğünü savunmak ve yabancı egemenliğine girmesini önlemektir. İzmir’de kurulan ikinci vatansever örgüt, İzmir Müdafaa-i Vatan Cemiyetidir. İzmir’in işgali arifesinde Redd-i İlhak Heyet-i Millîyesi adıyla tanınmış, İzmir’in işgalini Anadolu’ya duyurmuştur.
Ateşkesten sonra endişe içinde bulunan yerlerden biri de Doğu Anadolu idi. Mondros Ateşkesi’nin 24. Maddesi 6 Doğu ilinde (İngilizce metinde 6 Ermeni Vilâyeti olarak kayıtlı) karışıklıklar çıkması halinde buraların işgalini öngörüyordu. Bölge halkı kısa zaman önce Ermenilerin acımasız soykırımına maruz kalmıştı. Tekrar aynı acıları yaşamak istemiyordu. Bölgenin Türk olduğunu göstermek ve haklarını savunmak amacıyla Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-i Millîye Cemiyeti 4 Aralık 1918’de İstanbul’da kuruldu. Cemiyetin Erzurum şubesinin Millî Mücadele içindeki rolünü daha sonra etraflıca göreceğiz58.
Adana ve çevresinin işgali üzerine 21 Aralık 1918’de Adana Müdafaa-i Hukuk-i Millîye daha sonraki adıyla Kilikyalılar Cemiyeti kuruldu. Amacı bölge halkının % 90 Türk olduğunu göstermektir. Trabzon ve çevresinin Rumlara veya Ermenilere verilmesinin duyulması üzerine, İstanbul’da Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti kurulmuştu. Cemiyet iç işlerinde özerk bir idare yapısını benimsemiştir. Buna karşılık 12 Şubat 1918’de oluşan Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Millîye Cemiyeti, Trabzon’un Osmanlı Devletine bağlılığını ve millî hakları savunmayı amaç edinmişti.
Bu derneklerin ortak çizgisi, yöresel bir nitelik taşımaları, medya yoluyla hak aramaları, yurt bütününü hedef alan bir program ve şeften mahrum olmalarıdır.
Bu derneklerin yanı sıra yurt bütününe yönelik faaliyet gösteren kuruluşlar da oluşmuştur. Bunların önemli olanlarından biri Millî Kongredir. Öncülüğünü Dr. Esat Işık yapmıştır. 50’yi aşkın dernek ve bazı siyasî parti temsilcilerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Millî Kongre 6 Aralık 1918’de yaptığı toplantıda, bütün Kuva-yi Millîye’yi birleştirmek, vatanın hukukunu ve çıkarlarını koruyacak ve gerçekleştirecek yolları ve amaçları sağlamak gayesi güttüğünü açıklamıştır. Tutuklamalar ve particilik tartışmaları dolayısıyla kuruluşun etkinliği sınırlı kalmıştır59.
Mütareke döneminde birleştirici girişimlere yönelenlerden biri olan Ahmet Rıza Bey, partiler arası veya partiler üstü bir topluluk oluşturmuştur. Amaç barış davası ve dış politika meselelerinde millî bir program saptamak, “Siyasal hayat hakkımızı muhafaza için” önlemler almaktır. Bu girişime Vahdet-i Millîye (Millî Birlik) Heyeti adı verilmiştir (6 Mart 1919). Heyet o dönemin seçkin isimlerini toplamakla beraber Anadolu’da başlayan Müdafaa-i Hukuk hareketine ayak uyduramadığından etkinliğini kaybetmiştir60.
Mütarekenin umutsuz ortamı içinde çıkış yolunu güçlü bir devletin desteğiyle ülke bütünlüğünü korumak şartıyla, mümkün olduğu kadar az ödülle sağlamak isteyen kuruluşlar da ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri Wilson Prensipleri Derneğidir. Dernek ataşkes uygulamalarının yarattığı ümitsiz ortamda Halide Edip’in öncülük ettiği bir kısım aydınlar tarafından kurulmuştur (14 Ocak 1919). Amaç Amerikan himayesi veya mandası yoluyla bir çözüme ulaşmaktır61.
Yabancı himayesiyle çözüm arayan derneklerin en önemlisi İngiliz Muhipleri Cemiyetidir. Cemiyetin başında İngiliz haber alma örgütünün etkin görevlilerinden Rahip Frew ile Adalet Bakanlığı müsteşarı Sait Molla vardır. Resmen 20 Mayıs 1919’da kurulan cemiyete saray, Hürriyet ve İtilâf Fırkası mensupları özel bir ilgi göstermişlerdir. Cemiyetin amacı İngiliz mandasını sağlamak, İngiltere lehine kamu oyu yaratmaktır62.
Bu örneklerden de anlaşılacağı gibi yurt bütününü hedef alan bu kuruluşlar, kurtuluşu yabancı manda ve himayesine girmede görüyorlardı. İnönü’nün dediği gibi; “Zamanın devlet ve fikir adamlarında mütarekeyi feshedip mücadeleye girmek, harp yolu ile bir netice almak fikri hiç kimsede yoktur.” 63. Düşünülen çare siyaset yoluyla soruna çözüm bulmaktır.
Prof. Dr. Abdurrahman Çaycı